SubSonic ile AutoScaffold – 1 – Giriş

6 05 2007

Bir çok tablodan oluşan ve çoklu dil desteği olan bir veritabanında test yapmak için bile olsa veri girmek zor olabilir. Bu tür tablo primary key leri relation sağlamak için boğuşulan durumlarda temel CRUD desteğini hazır veren “scaffolder” lar hayat kurtarıcı olabiliyor.

“Scaffold”, kelime itibariyle bina inşaatlarının dışına kurulan yapı iskelesi demek (“temporary framework” olarakta açıklanıyor), ama programlama dünyasına Ruby on Rails ile katılan bir terim. Programcılar için Scaffolding kısaca, veritabanı bağlantısı (sunucu adresi, veritabanı ismi, kullanıcı adı ve şifre) bilgilerinin sağlanması ile sizin adınıza basit veri girişi ve listeleme işlemleri için gerekli kodun üretilmesi anlamına geliyor.

SubSonic aslında “Zero Code DAL” sloganıyla ortaya atılmış ve LINQ’den önce NHibernate yerine geçmeye çalışan bir .NET altenatifi. NHibernate’in yerine geçmekten çok uzak olması ve bazı yaklaşım sorunları olmasına rağmen ( ki bu ileriki bir yazımın konusu olacak) sadece connection string sağlanarak çalışan ve web arayüzüne sahip AutoScaffold özelliği oldukça başarılı.

SubSonic sadece scaffolding sağlamak için tasarlanmamış, dLINQ vari sorgulama ve Active Record tasarım kalıbının bir uygulaması da SubSonic‘in yetenekleri arasında.

İleri de SubSonic hakkında daha fazla yazımı okuyabileceksiniz, ancak varmak istediğim nokta farklı bir yerde duruyor, SubSonic için ısınma turları diyelim… 😉

Advertisements




Merhaba Işıl

5 05 2007

Internet’e Türkçe içerikleriyle değer katan teknik insanlar arasına yeni bloguyla, eski iş (ve servis 🙂 ) arkadaşım Işıl Orhanel‘de katıldı.

Yazacağı teknik konuları ve makaleleri ilgiyle takip edeceğiz.





Mimlendim!

27 03 2007

Yakın dostum Caner Şahan beni mimledi.

Yalnız bu klasik mim kuralları gereği kendin hakında 5 bilinmeyen değil de, seni mimleyen kişinin blogu hakkında eleştiri şeklinde oluyor. Dolayısıyla saydırmaya başlayalım. 🙂

Canercim yeni blogun eskisine göre daha iy ibir tasarıma sahip, sen yazdığın içindir büyük ihtimalle ama RSS readerım OMEA blogunu bildiğin gibi okumakta zorlanıyor . RSS dosyanın 300Kb den fazla olmasına rağmen yazılar gelmiyor. Bi el atman gerek bence testlerde yardımcı olabilirim 🙂 .

Çok kötü bir şey söylemek mümkün değil, bari iyi olanlara geçelim. Çoklu dil desteğini düşünmen bence başarılı. İçeriği zamanla zenginleştireceğini düşünüyorum. Grafik tasarımda seçimin de başarılı ;).

Neyse o zaman bende ebeleyeyim henüz çok genç olan blogum hakkında yorum 5 yapacak şanslı kişiyi :





MSXML4, Internet Explorer’da Kullanılamaz Hale Gelecek

24 03 2007

IEBlog‘dan yapılan açıklamaya göre 2007’nin sonunda (Ekim/Aralık dönemi) yayınlanacak bir “kill bit” i ile MSXML4 nesnesinin Internet Explorer’da oluşturulması engellenecek.

Kullanıcıların, mevcut uygulamalarını MSXML6’ya geçirmesi önerilen yazıda, IE dışındaki uygulamaların bundan etkilenmeyeceği belirtiliyor. MSXML4’in gelecek 12 ay içinde ise Microsoft Download Center’dan kaldırılacağı da buna ek olarak belirtilen bir haber.

IEBlog’da haberin kaynağı olarak Microsoft XML Team’s Blog gösteriliyor.





ASP.NET için Microsoft MVC Framework

19 03 2007

Evet sonunda Microsoft yıllardır şiddetini arttırarak gelişen MVC (Model-View-Controller) tabanlı web uygulaması geliştirme akımına dayanamayarak kendi ASP.NET için kendi MVC frameworkünü geliştirmeye başlıyor.

Konuyla ilgili ilk açıklama dolaylı şekilde Scott Guthrie tarafından ama kendi blogunda değil de CodeBetter bloggerı Jeffrey Palermo‘dan geldi.

Bildiğiniz gibi MVC mimarisiyle tasarlanan web uygulamaları, klasik ASP.NET deki gibi “page controller”, değil de “front controller” olarak çalışıyor. Dolayısıyla klasik bir web sayfasına yapılan istekler bir sayfaya değilde, URL’deki adresin eşlendiği sınıf ve içindeki metodlara gerçekleşiyor. Bu bileşen bütün web uygulamasını kontrol eden “controller”, web sayfaları sadece asıl işleri olan sunumla ilgileniyor ki bunlara da “view” deniyor. Son olarak “model” ise iş nesneleri ve veriyi simgeliyor.

Microsoft’un bu konuda girişimlerinin olması Microsoft teknolojileri ile benzeri altyapıları yıllardır zaten sağlayan açık kaynak kodlu proje geliştiricileri arasında tartışmalara sebep oldu. Bu tür MVC desteği sağlayan .NET tabanlı en gelişkin denilebilecek proje Castle ve onun MVC ayağı MonoRail‘de de durum farklı değil. Jeffrey Palermo’nun postuna yapılan yorumlarda bazı duayen Castle’cıların, Sun’ın kendi community’sine verdiği desteği göstererek, Microsoft’u kendi communitysini desteklemek yerine, onlara rakip olmakla suçladığı bile görüldü. Microsoft’u savunanlar ise, pazarlama stratejisi yüzünden klasik MS müşterilerinin zaten OSS (Open Source Software)’i tercih etmediklerini ve bu saatten sonra da MS’in kalkıp “MVC istiyorsanız bakın OSS’çu arkadaşlar zaten güzel yapmış onları deneyin…” diyemeyeceğini belirtiyor.

MS MVC gelince (ki Orcas’a bile yetişmesi beklenmiyor) ortalığı karıştıracağa benziyor. Zira Castle developer mailing listelerinde yeni çıkacak Castle MVC framework’ü MonoRail 2’nin hangi özellikler taşıyacağı soruları “rakibe” bilgi sızdırmamak için cevapsız kalıyor…





Lutz Roeder’s Reflector 5.0

23 02 2007

Özellikle .NET Framework’un kapalı kaynaklarına girip içsel çalışmasını merak edenlerin vazgeçilmezi Reflector yeni sürümüyle karşınızda…

Reflector 5

(Codeplex) Reflector Add-In’leri (Şiddetle Tavsiye!)

Reflector Tanıtımı (PPT)

Konuyu paylaşan Ken Egozi ve Mitch Denny‘ye teşekkür ediyorus…





We are us/ing machine?

21 02 2007

TEZ

antiTEZ